






   
<rss version="2.0">
  <channel>
    <title>Legal Hukuk Dergisi, Yıl 2025 Sayı 273 ( Eylül)</title>
    <link>https://basvuru.legaldergi.com.tr/?mod=sayi_detay&amp;sayi_id=3352</link>
    <description>Legal Hukuk Dergisi</description>
    <language>tr</language>
    <pubDate>2025-10-13</pubDate>
    <generator/>
    <item>
      <title>PANDEMİ SÜRECİNDE AVRUPA İLAÇ AJANSI’NIN ROLÜ</title>
      <link>https://basvuru.legaldergi.com.tr/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=81686</link>
      <guid isPermaLink="true">https://basvuru.legaldergi.com.tr/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=81686</guid>
      <author>Tolga Candan  </author>
      <description>&lt;p class="MsoNormal" style="text-align: justify; text-indent: 36.0pt; line-height: 150%;"&gt;&lt;span lang="TR" style="mso-bidi-font-style: italic;"&gt;11 Mart 2019 tarihinde Dünya Sağlık Örgütü tarafından COVID-19, “Pandemi” olarak ilan edilmiştir. Akabinde, Avrupa Birliği Sağlık Politikası çerçevesince Avrupa Birliği’nin İşleyişi Hakkında Antlaşma (ABİHA) madde 168 düzenlemesi uyarınca halk sağlığının korunumu için üye devletlerin ortak bir şekilde hareket etmeleri ve iş birliği içerisinde olmaları beklenmiştir. Ancak bu beklenti karşılık bulmamış, ülkeler ortak bir şekilde hareket etmek yerine kendi sınırlarını diğer ülkelerin vatandaşlarının girişlerine kapatmışlardır. AB kurumsal yapısının Pandemi şartlarına başarılı ve bütüncül bir şekilde cevap veremediğine yönelik eleştiriler de yine bu süreç içerisinde ifade edilmiştir. Özellikle Avrupa İlaç Ajansı tarafından ilaç sektöründe yürütülen faaliyetlerin, COVID-19 Pandemisi sürecinde sorgulandığı gözlemlenmiştir. Pandeminin etkilerini ortadan kaldırmak amacıyla üretilen ve henüz çalışmaları neticelendirilmemiş olan aşıların onay sürecinde aktif rol oynayan, AB Sağlık Politikası açısından önemli bir konumda bulunan Avrupa İlaç Ajansı’nın incelenmesi bu nedenle önemli görünmektedir. Aynı zamanda, bu inceleme sırasında güncel gelişmelerin ele alınması, Pandemi sürecinin hukuki etkilerini somutlaştırmak adına ayrıca önemli olacaktır. &lt;/span&gt;</description>
      <pubDate>2025-10-13</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>ANAYASA MAHKEMESİ’NİN 2024 TARİHLİ GEÇİCİ KORUMA STATÜSÜNDEKİ YABANCILARIN ADLİ YARDIM ALMA HAKKINA İLİŞKİN KARARI HAKKINDA BİR DEĞERLENDİRME</title>
      <link>https://basvuru.legaldergi.com.tr/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=80923</link>
      <guid isPermaLink="true">https://basvuru.legaldergi.com.tr/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=80923</guid>
      <author>ESRA YILDIZ ÜSTÜN   </author>
      <description>&lt;p style="mso-add-space: auto; text-align: justify; line-height: 150%; margin: 6.0pt 0cm 6.0pt 0cm;"&gt;&lt;span style="mso-ansi-language: TR;"&gt;Türkiye Cumhuriyeti Anayasası herkesin adil yargılanma hakkını güvence altına alırken, yabancılar için bazı kısıtlamalar öngörmektedir. Özellikle, yabancıların adli yardıma başvurabilmesi için, kendi ülkelerinin Türkiye ile mütekabiliyet anlaşması yapması gerekmektedir. Bu durum, uluslararası koruma statüsündeki yabancılarda sorun yaratmazken, geçici koruma statüsündeki yabancılar için ciddi sıkıntılara yol açmaktadır. Anayasa Mahkemesi, bu statüdeki yabancılara, adil yargılanma hakkı kapsamında mahkemeye erişim ve adli yardım talebinin kabul edilmesi gerektiğine karar vermiştir. Çalışmamızda, geçici koruma kapsamındaki yabancıların mahkemeye erişim ve adli yardım hakları, Anayasa Mahkemesi’nin 2024 kararına dayalı olarak tartışılacak ve mevzuat değişikliği önerilecektir.&lt;/span&gt;</description>
      <pubDate>2025-10-13</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>PSİKOLOJİK OTOPSİ YÖNTEMİNİN İNTİHARA YÖNLENDİRME SUÇU BAKIMINDAN DEĞERLENDİRİLMESİ</title>
      <link>https://basvuru.legaldergi.com.tr/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=82461</link>
      <guid isPermaLink="true">https://basvuru.legaldergi.com.tr/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=82461</guid>
      <author>Yiğit İLTAŞBerfin IŞIK YILMAZ   </author>
      <description>&lt;span style="font-size: 12.0pt; font-family: 'Times New Roman','serif'; mso-fareast-font-family: Calibri; mso-fareast-theme-font: minor-latin; mso-font-kerning: 1.0pt; mso-ligatures: standardcontextual; mso-ansi-language: TR; mso-fareast-language: EN-US; mso-bidi-language: AR-SA;"&gt;Dünya genelinde her yıl yüz binlerce kişinin ölümüne neden olan intihar; önlenebilir, ciddi bir küresel halk sağlığı problemidir. Ayrıca, dünya çapında&lt;span style="color: red;"&gt; &lt;/span&gt;önde gelen ölüm nedenlerinden birisi olarak da kabul edilmektedir. İntihara ilişkin çok çeşitli risk faktörleri bulunmaktadır ve bu risk faktörlerinin etkili bir biçimde tespit edilmesi intihar vakalarının önlenebilmesi açısından oldukça önemlidir. Bu çalışmanın konusunu ise son zamanlarda intihar araştırmalarında sıklıkla başvurulan bir yöntem olan psikolojik otopsi yöntemi oluşturmaktadır. &lt;span style="background: white;"&gt;Yapılan bu çalışmada öncelikle kavramsal olarak psikolojik otopsi açıklandıktan sonra, psikolojik otopsi yönteminin tarihçesine, bu yönteme ilişkin veri toplama sürecine ve getirilen eleştirilere yer verilecektir. Daha sonra ise ülkemizdeki&lt;/span&gt; hâlihazırdaki yasal düzenlemelerde psikolojik otopsiye yer verilip verilmediğine ilişkin bir değerlendirme yapılacaktır. Son olarak ise psikolojik otopsi yönteminin, Türk Ceza Kanununda yaptırıma bağlanan intihara yönlendirme suçu bakımından uygulanmasının önemine ilişkin kısa bir değerlendirilmeye yer verilecektir. Yapılacak olan bu değerlendirme ile psikolojik otopsi yönteminin intihar araştırmaları bakımından ülkemizdeki yasal düzenlemelere entegre edilmesi noktasında bir bakış açısı oluşturmak hedeflenmektedir.&lt;/span&gt;</description>
      <pubDate>2025-10-13</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>KİTLE İMHA SİLAHLARININ YAYILMASININ FİNANSMANININ HUKUKİ BOYUTU ve ÖNLENMESİNE YÖNELİK MÜCADELENİN DEĞERLENDİRİLMESİ</title>
      <link>https://basvuru.legaldergi.com.tr/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=81827</link>
      <guid isPermaLink="true">https://basvuru.legaldergi.com.tr/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=81827</guid>
      <author>HÜSEYİN AKKAYA</author>
      <description>&lt;p class="MsoNormal" style="margin-bottom: .0001pt; text-align: justify; line-height: 150%;"&gt;&lt;span style="font-size: 12.0pt; line-height: 150%; font-family: 'Times New Roman',serif;"&gt;Kitle imha silahları kavramı, 20. yüzyılın ortalarında ortaya çıkmış ve özellikle nükleer, biyolojik, kimyasal ve radyolojik silahları tanımlamak için kullanılmaktadır. Bu silahlar, geniş kitleler üzerinde yıkıcı etkiler yaratabilme potansiyeline sahiptir ve uluslararası barış ve güvenlik için büyük tehdit oluşturmaktadır. Kitle imha silahlarının yayılımı, bu silahların üretimi, edinimi ve kullanımını içermektedir. Kitle imha silahlarının yayılımının finansmanı, yasa dışı ticaret, kara para aklama ve terörizmin finansmanı gibi faaliyetlerle bağlantılıdır. Uluslararası kuruluşlar, özellikle Mali Eylem Görev Gücü ve Birleşmiş Milletler kitle imha silahlarının yayılımını önlemek amacıyla çeşitli normlar ve yaptırımlar uygulamaktadır. Çalışma literatür taramasına dayanmaktadır. Yapılan incelemelerden hareketle çalışmada varılan sonuçlar; kitle imha silahlarının yayılmasını ve kullanımını önlemek uluslararası bir çaba gerektirmekte olup, finansman kaynaklarının kesilmesi, etkin bir hukuki çerçeve oluşturulması ve devletlerin uluslararası işbirliğini güçlendirmesi büyük önem arz etmektedir. Ekonomik yaptırımlar ve mali izleme yöntemleri, kitle imha silahlarının yayılmasını engellemek için güçlü araçlar olarak kullanılmalıdır. &lt;/span&gt;</description>
      <pubDate>2025-10-13</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>     ALACAĞIN DEVRİNDE BORÇLUNUN HUKUKİ DURUMU </title>
      <link>https://basvuru.legaldergi.com.tr/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=82128</link>
      <guid isPermaLink="true">https://basvuru.legaldergi.com.tr/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=82128</guid>
      <author>Tolga Atılgan  ,  </author>
      <description>&lt;p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0cm; text-align: justify; text-justify: inter-ideograph; line-height: 150%;"&gt;&lt;span style="font-size: 12.0pt; line-height: 150%; font-family: 'Times New Roman',serif; mso-fareast-font-family: 'MS Mincho';"&gt;Bu çalışma, alacağın devri işleminde borçlunun hukuki konumunu incelemeyi amaçlamaktadır. Türk Borçlar Kanunu m. 183 kapsamında alacaklının, borçlunun rızasına ihtiyaç duymaksızın alacağını devredebileceği düzenlenmiştir. Ancak borçlunun söz konusu devreden olumsuz etkilenmemesi gerektiği ilkesi doğrultusunda, TBK m.186-188 arasında borçluyu koruyucu hükümler yer almaktadır. Çalışmada, borçlunun iyiniyetle ifası, ifadan kaçınma ve tevdi hakkı ile borçluya tanınan savunma imkanları değerlendirilmiştir. Bu kapsamda, borçlunun devreden alacaklıya karşı sahip olduğu hak ve savunmaların, devralana karşı da kullanılabilir olup olmadığı incelenmiş, uygulamada karşılaşılan tereddütlü durumlar hukuk güvenliği ilkesi açısından ele alınmıştır.&lt;/span&gt;&#13;
&lt;p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0cm; text-align: justify; text-justify: inter-ideograph; line-height: 150%;"&gt;&lt;span style="font-size: 12.0pt; line-height: 150%; font-family: 'Times New Roman',serif; mso-fareast-font-family: 'MS Mincho';"&gt;&amp;nbsp;borçlunun rızasına ihtiyaç duymaksızın alacağını devredebileceği düzenlenmiştir. Ancak borçlunun söz konusu devreden olumsuz etkilenmemesi gerektiği ilkesi doğrultusunda, TBK m.186-188 arasında borçluyu koruyucu hükümler yer almaktadır. Çalışmada, borçlunun iyiniyetle ifası, ifadan kaçınma ve tevdi hakkı ile borçluya tanınan savunma imkanları değerlendirilmiştir. Bu kapsamda, borçlunun devreden alacaklıya karşı sahip olduğu hak ve savunmaların, devralana karşı da kullanılabilir olup olmadığı incelenmiş, uygulamada karşılaşılan tereddütlü durumlar hukuk güvenliği ilkesi açısından ele alınmıştır.&lt;/span&gt;&#13;
&lt;p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0cm; text-align: justify; text-justify: inter-ideograph; line-height: 150%;"&gt;&lt;span style="font-size: 12.0pt; line-height: 150%; font-family: 'Times New Roman',serif; mso-fareast-font-family: 'MS Mincho';"&gt;Bu çalışma, alacağın devri işleminde borçlunun hukuki konumunu incelemeyi amaçlamaktadır. Türk Borçlar Kanunu m. 183 kapsamında alacaklının, borçlunun rızasına ihtiyaç duymaksızın alacağını devredebileceği düzenlenmiştir. Ancak borçlunun söz konusu devreden olumsuz etkilenmemesi gerektiği ilkesi doğrultusunda, TBK m.186-188 arasında borçluyu koruyucu hükümler yer almaktadır. Çalışmada, borçlunun iyiniyetle ifası, ifadan kaçınma ve tevdi hakkı ile borçluya tanınan savunma imkanları değerlendirilmiştir. Bu kapsamda, borçlunun devreden alacaklıya karşı sahip olduğu hak ve savunmaların, devralana karşı da kullanılabilir olup olmadığı incelenmiş, uygulamada karşılaşılan tereddütlü durumlar hukuk güvenliği ilkesi açısından ele alınmıştır.&lt;/span&gt;&#13;
&lt;p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0cm; text-align: justify; text-justify: inter-ideograph; line-height: 150%;"&gt;&lt;span style="font-size: 12.0pt; line-height: 150%; font-family: 'Times New Roman',serif; mso-fareast-font-family: 'MS Mincho';"&gt;Bu çalışma, alacağın devri işleminde borçlunun hukuki konumunu incelemeyi amaçlamaktadır. Türk Borçlar Kanunu m. 183 kapsamında alacaklının, borçlunun rızasına ihtiyaç duymaksızın alacağını devredebileceği düzenlenmiştir. Ancak borçlunun söz konusu devreden olumsuz etkilenmemesi gerektiği ilkesi doğrultusunda, TBK m.186-188 arasında borçluyu koruyucu hükümler yer almaktadır. Çalışmada, borçlunun iyiniyetle ifası, ifadan kaçınma ve tevdi hakkı ile borçluya tanınan savunma imkanları değerlendirilmiştir. Bu kapsamda, borçlunun devreden alacaklıya karşı sahip olduğu hak ve savunmaların, devralana karşı da kullanılabilir olup olmadığı incelenmiş, uygulamada karşılaşılan tereddütlü durumlar hukuk güvenliği ilkesi açısından ele alınmıştır.&lt;/span&gt;&#13;
&lt;p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0cm; text-align: justify; text-justify: inter-ideograph; line-height: 150%;"&gt;&amp;nbsp;&#13;
&lt;p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0cm; text-align: justify; text-justify: inter-ideograph; line-height: 150%;"&gt;&amp;nbsp;</description>
      <pubDate>2025-10-13</pubDate>
    </item>
  </channel>
</rss>


