






   
<rss version="2.0">
  <channel>
    <title>Legal Hukuk Dergisi, Yıl 2024 Sayı 256 (NİSAN)</title>
    <link>https://basvuru.legaldergi.com.tr/?mod=sayi_detay&amp;sayi_id=2806</link>
    <description>Legal Hukuk Dergisi</description>
    <language>tr</language>
    <pubDate>2024-08-29</pubDate>
    <generator/>
    <item>
      <title>KONKORDATODA MENFAAT DENGESİNİN GÖRÜNÜMLERİ</title>
      <link>https://basvuru.legaldergi.com.tr/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=75412</link>
      <guid isPermaLink="true">https://basvuru.legaldergi.com.tr/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=75412</guid>
      <author>M. Serhat SARISÖZEN</author>
      <description>Cebri icra kurumu olarak kabul edilen konkordato sayesinde, borçlu, kendisine verilen süre boyunca işlerinin başında olacak ve borçlarını “konkordato projesinde” belirttiği şekilde ödeyecektir. Buna karşın alacaklılar ise bu süreci konkordato komiserinin gözetiminde takip ederek beklemek durumunda kalacaktır. Bu bekleyiş, alacaklıların çoğunlukla menfaatine olmamakla birlikte kanun koyucu alacaklı ve borçlu arasında kısmi de olsa bir menfaat dengesini kurmaya yine de özen göstermiştir. Bu çalışmada konkordatoda yapılan değişiklikler bakımından menfaat dengesinin özel görünümlerini inceleyeceğiz.</description>
      <pubDate>2024-08-29</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>MENKUL KIYMETLERİN ARACILI SAKLANMASINDA HAK SAHİBİ AÇISINDAN ORTAYA ÇIKAN SORUNLAR ve DAĞITIK DEFTER TEKNOLOJİSİNİN BU SORUNLARA GETİREBİLECEĞİ ÇÖZÜMLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ</title>
      <link>https://basvuru.legaldergi.com.tr/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=72618</link>
      <guid isPermaLink="true">https://basvuru.legaldergi.com.tr/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=72618</guid>
      <author>ÖZLEM ATA POLAT</author>
      <description>Geleneksel olarak fiziki senetlere bağlanan menkul kıymetler daha sonra teknolojinin gelişmesi ve piyasa ihtiyaçlarının değişmesiyle birlikte merkezi saklama sistemiyle aracılı bir şekilde saklanmaya başlanmıştır. Geleneksel saklama sisteminde söz konusu olan hak sahibi ile ihraççı arasındaki doğrudan bağlantı merkezi saklama sisteminde araya aracıların girmesi sebebiyle kesilmiştir. Merkezi saklama sisteminde, merkezi saklama kuruluşu nezdinde hak sahibi bazında izlenmeyen havuz hesaplar açılması yoluyla oluşan toplu ve misli saklama yöntemi, hak sahiplerinin menkul kıymetlerinden kaynaklanan haklarını kullanırken ihraççıya karşı kendilerinin mi yoksa aracı zincirinin en tepesinde olan aracının mı yasal hakka sahip olduğu noktasında sorunlara sebep olmaktadır. Bu nedenle özellikle milletlerarası sermaye piyasası işlemlerinde yabancı yatırımcıların kurumsal yönetime katılımları düşmektedir. Günümüzde ise teknolojinin gelişmesiyle birlikte menkul kıymetlerin dağıtık defter teknolojisi vasıtasıyla saklanması gündemdedir. Dağıtık defter teknolojisinin özellikleri nedeniyle bu yöntemde hak sahibi ile ihraççı arasında tıpkı geleneksel saklama yönteminde olduğu gibi yeniden doğrudan sahiplik sistemi söz konusu olmaktadır. Çalışmamızda menkul kıymetlerin dağıtık defter teknolojisiyle saklanmasının merkezi saklama sisteminin ortaya çıkardığı sorunlara çözüm getirip getirmeyeceği incelenmektedir.</description>
      <pubDate>2024-08-29</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>İKİ TARAFLI YATIRIM ANLAŞMALARINDAKİ EN ÇOK GÖZETİLEN ULUS KAYDI VE BU KAYDIN GETİRDİĞİ ÖNEMLİ HUKUKİ PROBLEMLER</title>
      <link>https://basvuru.legaldergi.com.tr/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=73407</link>
      <guid isPermaLink="true">https://basvuru.legaldergi.com.tr/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=73407</guid>
      <author>Abdurrahman Hamza Tüzgen</author>
      <description>Bu makale, uluslararası hukuk ve iki taraflı yatırım anlaşmaları konusunda genel bir anlayış sunmakta ve en çok gözetilen ulus kaydıyla ilgili ortaya çıkan hukuki sorunlara odaklanmaktadır. En çok gözetilen ulus kaydının, bulunduğu anlaşma yerine başka bir anlaşmadaki ilkelere başvurulması için kullanılıp kullanılamayacağı ve bu kaydın başka bir anlaşmadaki usule ilişkin hükümleri, özellikle de uyuşmazlık çözümüne ilişkin hükümleri, kapsayıp kapsamayacağı problemleri ele alınmaktadır. Doktrin ve ICSID hakem kararlarında, en çok gözetilen ulus kaydının başka bir anlaşmadaki ilkelerden yararlanılmasına izin verildiği, ancak bu kaydın başka bir anlaşmadaki usule ilişkin hükümleri kapsayıp kapsamayacağı konusunda bir görüş birliği olmadığı vurgulanmaktadır.</description>
      <pubDate>2024-08-29</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>ÇIKMAYA KATILMADA İLK ÇIKMA BEYANININ VEYA DAVASININ AKIBETİNİN SONRAKİ ÇIKMA BEYANI VEYA DAVASINA ETKİSİ</title>
      <link>https://basvuru.legaldergi.com.tr/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=72180</link>
      <guid isPermaLink="true">https://basvuru.legaldergi.com.tr/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=72180</guid>
      <author>Tuğba Özdoğan Daloğlu </author>
      <description>&lt;p style="font-weight: 400; text-align: justify;"&gt;Çıkmaya katılma kurumu, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (TTK) m. 639 ile hukukumuza girmiştir. Bu düzenleme birçok sorunu bünyesinde barındırmaktadır. Sorunlardan biri de çıkmaya katılmanın ilk şartı olan çıkma beyanının veya davasının akıbetinin çıkmaya katılma kurumundaki çıkma beyanı veya davasını nasıl etkileyeceğidir. Çıkmaya katılma kurumunun işletilebilmesinin Kanunda belirtilen dört şartı vardır. Konumuz açısından önem arz eden şartlar ise, çıkma hakkı ve çıkmaya katılma yoluyla çıkma hakkı arasındaki ilişkiyi gösteren şartlardır. Bu nedenle konu, öncelikle TTK m. 639/1 ve m. 639/2 hükümleri ekseninde ele alınmıştır. Akabinde ise öğretideki görüşlere yer verilerek konu hakkında değerlendirmelerde bulunulmuştur.</description>
      <pubDate>2024-08-29</pubDate>
    </item>
  </channel>
</rss>


