






   
<rss version="2.0">
  <channel>
    <title>Legal Hukuk Dergisi, Yıl 2024 Sayı 255 (MART)</title>
    <link>https://basvuru.legaldergi.com.tr/?mod=sayi_detay&amp;sayi_id=2805</link>
    <description>Legal Hukuk Dergisi</description>
    <language>tr</language>
    <pubDate>2024-08-29</pubDate>
    <generator/>
    <item>
      <title>İnşaat veya Yıkımla İlgili Emniyet Kurallarına Uymama Suçunun Alman CK m. 319 Hükmünde Düzenlenen İnşaat Sırasında Tehlike 	Yaratma Suçu Bağlamında İncelenmesi </title>
      <link>https://basvuru.legaldergi.com.tr/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=74857</link>
      <guid isPermaLink="true">https://basvuru.legaldergi.com.tr/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=74857</guid>
      <author>KORHAN YEĞRİM</author>
      <description>İnşaat veya Yıkımla İlgili Emniyet Kurallarına Uymama Suçu topluma karşı suçlar içinde düzenlenen genel tehlike yaratan bir suç tipidir. Bu suçun karşılığı inşaat sırasında tehlike yaratma adı altında Alman CK m. 319 hükmünde düzenlenmiştir. 765 sayılı TCK’da kabahat niteliğini haiz bu suçun 5326 sayılı Yasa kapsamına alınmaması ve cezai yaptırımın düşük olması fiilin suç olmaktan çıkarılması görüşlerini ortaya çıkarmıştır. Anılan suçun somut tehlike suçu niteliğinde olması fiili icra eden kişiler bakımından tehlikenin suçun unuru mu yoksa objektif cezalandırılabilme şartı mı olduğu hususu tartışmalıdır.&#13;
Çalışmada, bu suça özgü uygulama örneklerine yer verilmiş, tartışmalı hususlarda çözüm önerileri getirilmiş ve Alman ceza hukuku teori ve uygulaması dikkate alınarak değerlendirmelerde bulunulmuştur.&#13;
 </description>
      <pubDate>2024-08-29</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Ortadoğu ve Arap Birliğinde Yabancı Hakem Kararlarının Tanınması ve Tenfizi </title>
      <link>https://basvuru.legaldergi.com.tr/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=74111</link>
      <guid isPermaLink="true">https://basvuru.legaldergi.com.tr/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=74111</guid>
      <author>Gökçe ARIKAN ÇAKIR</author>
      <description>Ortadoğu ve Arap Birliğinde yabancı hakem kararlarının tanınması ve tenfizinde başta Yabancı Hakem Kararlarının Tanınması ve Tenfizi Hakkında 1958 tarihli New York Anlaşması olmak üzere uygulanabilir birden fazla anlaşma mevcut olduğundan, tanıma ve tenfiz talep edilen devletin tarafı olduğu anlaşmalar dikkate alınarak tanıma ve tenfize imkan veren anlaşmanın uygulanması gerekmektedir. Ortadoğu ve Arap Birliği devletlerinde yabancı hakem kararların tanınması ve tenfizinin kamu düzenine aykırılık sebebiyle sıklıkla reddedilebilmesi, esasa ilişkin inceleme yapılması, hakem kararının uygulanabilir hale gelmesi için mahkeme tarafından onaylanması şartının aranması tanıma ve tenfize ilişkin anlaşmaların işlevsellik kazanmasını ve tahkimin başarısını engellemektedir. Uluslararası ticari tahkimin gelişmesi ve başarısı mahkemelerin tutumuna bağlı olduğundan Ortadoğu ve Arap Birliği mahkemelerince tahkimin etkin bir şekilde desteklenmesi ve anlaşmaların tenfiz lehine yorumlanması gerekmektedir.</description>
      <pubDate>2024-08-29</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>BELİRLİLİK İLKESİ BAĞLAMINDA CEZA MUHAKEMESİ HUKUKUNDA “GECİKMESİNDE SAKINCA BULUNAN HÂL” KAVRAMININ TANIMLANMASI SORUNU</title>
      <link>https://basvuru.legaldergi.com.tr/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=74375</link>
      <guid isPermaLink="true">https://basvuru.legaldergi.com.tr/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=74375</guid>
      <author>İSMAİL ÇINAR</author>
      <description>&lt;p style="font-weight: 400;"&gt;Ceza muhakemesi işlemleri, ancak kendileri için öngörülen kurallara uygun olarak yapılabilir. “Gecikmesinde sakınca bulunan hâl” kavramı, bir işlem için öngörülen kuralın istisnası bağlamında, istisnanın temel şartı olarak kullanılmaktadır. Buna göre bu hâllerde bir işlem istisnai olarak, o işlem için öngörülen şartlardan biri eksik olduğu hâlde yapılabilmektedir. Koruma tedbirlerinde olduğu gibi bu tarz işlemlerde temel hak ve hürriyetlere müdahale söz konusu olabilir. Bu sebeple “gecikmesinde sakınca bulunan hâl” kavramının sınırları belirlenmelidir. Zira kavram belirsiz bir kavramdır. Bu itibarla önce ceza muhakemesinde belirlilik ilkesi ve belirsizliği gidermenin yolları; akabinde ceza muhakemesinde “gecikmesinde sakınca bulunan hâl” kavramının yer aldığı düzenlemeler ele alınacaktır. Bir hukuk terimi olarak mevzuattan hareketle genel bir tanımı oluşturulduktan sonra ceza muhakemesinde “gecikmesinde sakınca bulunan hâl” kavramının tanım ve sınırları üzerinde durulacaktır.   </description>
      <pubDate>2024-08-29</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>DANIŞTAY KARARLARINDA  DİSİPLİN CEZALARININ TEKERRÜRÜ VE İNDİRİMİ</title>
      <link>https://basvuru.legaldergi.com.tr/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=75402</link>
      <guid isPermaLink="true">https://basvuru.legaldergi.com.tr/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=75402</guid>
      <author>Engin SAYGIN</author>
      <description>Tekerrür (tekrarlanma), ceza adalet sistemine konu olan bir kişinin daha sonra yeniden suç işlemesini ifade etmektedir. Şüphesiz, suçlunun gönüllü olarak yeniden aynı veya bir başka suçu işlemekten vazgeçmesi halinde diğer bir suçun işlemesi önlenmiş olmaktadır ki bu açıdan tekrar suç işleme sorununu çözmeye yönelik etkili önlemler olmadan hiçbir suç önleme stratejisinin tam anlamıyla başarılı olamayacağı söylenebilir. Bu amaçla ceza hukukunda suçta tekerrür halinde daha ağır bir ceza uygulanmaktadır.  &#13;
Tekerrür halinde daha ağır ceza uygulanması durumu disiplin hukukunda da geçerlidir. Disiplin suçunun tekrar işlenmesini önlemek amacıyla kanun koyucu 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nda disiplin cezası verilmesini gerektiren fiillerin tekrarlanması halinde daha ağır bir yaptırım öngörmektedir.&#13;
İndirim ise bir cezanın veya yaptırımın ağırlığının veya türünün azaltılmasıdır. 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu daha önce olumlu davranışlar sergileyen devlet memurlarına daha hafif bir ceza uygulanmasını mümkün kılmaktadır.&#13;
Suç önleme stratejisi kapsamında kanun koyucunun her iki düzenlemedeki (657 sayılı Kanun madde 125/2 ve madde 125/3) tercihinin açık olmasına rağmen ülkemizde İdari Usul Kanunu yokluğunda, disiplin hukukunda tekerrür ve indirim hükümlerinin nasıl uygulanması gerektiği disiplin amirleri ya da soruşturmacıları için belirsizliği beraberinde getirmektedir. Bu belirsizlik ise verilen disiplin cezalarının idari yargı yerlerince iptal edilebilme olasılığını artırmaktadır.  &#13;
Çalışmamızda Danıştay kararlarında tekerrür ve indirim konusu ele alınmak suretiyle iki müessesinin varlık şartları ile farklı durumlarda nasıl uygulanması gerektiği ele alınmaktadır.</description>
      <pubDate>2024-08-29</pubDate>
    </item>
  </channel>
</rss>


