Kişisel Verilerin Korunması, Mahremiyete Saygı ve Avrupa Birliği'nin Özel Hukuki Çerçeveleri Aracılığıyla Neo-Dijital İnsan Hakları Çatışmasının Anlaşılması

Author :  

Year-Number: 2026-278 ( Şubat)
Language : English
Subject : General Public Law
Number of pages: 1-40
Mendeley EndNote Alıntı Yap

Abstract

Dijital dünyada, kişisel verilerin korunması ve mahremiyetin saygı görmesi, diğer temel hakların korunmasıyla bir arada var olur. Dijital çocuk istismarıyla mücadeleye yönelik bazı politikalar, kişisel verilerle ilgili endişelerle çelişebilir. Ayrım gözetmeyen gözetim, kişisel verilere ve mahremiyete müdahale ederek insanların dijital platformlardan uzaklaşmasına neden olabilir. Bu caydırıcı etki, dijital uçurumun genişlemesine katkıda bulunur ve kalkınma hakkını da ihlal eder. Mahremiyeti hiçe sayarak şiddeti yayınlamak ve buna bağlı olarak kişisel verilerin ticarileştirilmesi, dijital altyapıların yaygın olduğu ve günlük yaşama entegre olduğu bağlamlarda ortaya çıkan çatışmalara neden olmaktadır. Bu eşzamanlı sürtüşmeler, neo-dijital insan hakları çatışması olarak adlandırılabilecek sorunları doğurmaktadır. Kapsamlı bir insan hakları koruma çerçevesine bağlılığıyla Avrupa Birliği (AB), söz konusu bu çatışmayı azaltmak için yasal düzenlemeler hazırlamaktadır. Ancak, her şeye rağmen insan hakları için mevcut geleneksel devlet merkezli paradigmanın etkinliği giderek geçerliliğini yitirmektedir. Netice olarak, dijitalleşme ve insan haklarının en uygun şekilde uyumlaştırılması için çok paydaşlı bir yönetişim çerçevesi şarttır.

Keywords

Abstract

In the digital realm, safeguarding personal data and respecting privacy coexists with the protection of other fundamental rights. Some policies to struggle against digital child exploitation may conflict with personal data concerns. Indiscriminate surveillance interferes with personal data and privacy may cause people to retreat from digital platforms. This chilling effect contributes to the digital divide and hinders the right to development. Broadcasting violence without regarding privacy and commercialization of personal data are creating conflicts that emerge in contexts where digital infrastructures are pervasive and integrated into daily life. These concurrent events engender issues that may be termed as the neo-digital human rights friction. The European Union (EU), with its commitment to a comprehensive human rights protection framework, incorporates legal proposals to mitigate the tension. However, the effectiveness of the current conventional state-centric paradigm for human rights is becoming increasingly obsolete. A multi-stakeholder governance framework is required for the optimal harmonisation of digitalisation and human rights.

Keywords


                                                                                                                                                                                                        
  • Article Statistics