Ulusal Önleme Mekanizmaları (UÖM'ler), gözaltı merkezlerinde işkenceyi, insanlık dışı muameleyi ve insan hakları ihlallerini önlemek amacıyla oluşturulmuştur. Bu çalışma, UÖM'lerin özellikle denetim yoluyla mahkumların eğitim hakkını nasıl güvence altına aldığını normatif hukuk yaklaşımı kullanarak analiz etmektedir. UÖM'ler, gözaltı merkezlerinde üç temel rol üstlenmektedir: eğitim hizmetlerinin kalitesini izleme, eğitim hakkı ihlallerini raporlama ve giderme, ayrıca gözaltı koşullarına ilişkin politika reformlarına katkıda bulunma. UÖM müdahaleleri, Oakhill ve Rainsbrook gibi güvenli eğitim merkezlerinde gözlemlenebilir; burada eğitim erişimi, personel eğitimi ve tutuklu çocuklar için öğrenme ortamlarına yönelik kapsamlı reformlar denetimler yoluyla gerçekleştirilmiştir. Ancak bu başarılarına rağmen, UÖM'ler siyasi müdahalelerle karşı karşıya kalmaktadır ve bu durum, etkili müdahalelerde bulunma kapasitesini tehlikeye atmaktadır. Bu zorlukların aşılması gözaltı merkezlerinde eğitim performansının kalıcı olarak iyileştirilmesi için kritik öneme sahiptir. Bu çalışma, UÖM'lerin eğitim hakkını korumaya yönelik katkılarını inceleyerek, özellikle gözaltı ortamlarında artırılmış denetim ve hesap verebilirliği vurgulayarak, Birleşik Krallık ve uluslararası insan hakları uygulamalarına katkı sağlamayı amaçlamaktadır.
National Preventive Mechanisms (NPMs) were established to prevent torture, inhuman treatment, and human rights abuses in detention centers. This study analyses the role of NPMs in ensuring detainees' right to education, particularly through oversight, using a normative juridical approach. NPMs play three essential roles in detention centers: monitoring the quality of educational services, reporting and addressing violations of educational rights, and contributing to policy reforms regarding detention conditions. NPM interventions can be observed in secure training centers such as Oakhill and Rainsbrook, where substantive reforms have taken place concerning educational access, staff training, and learning environments for detained children through inspections. Nevertheless, NPMs face political interference that jeopardizes their discretion and influence in carrying out effective interventions. Overcoming these challenges is crucial to ensuring lasting improvements in educational performance within detention facilities. By examining the contribution of NPMs to protecting the right to education, this research contributes to broader UK and international human rights practice, particularly by emphasizing heightened supervision and accountability in detention settings.