YARGITAY KARARLARI IŞIĞINDA CUMHURBAŞKANINA HAKARET SUÇUNA İLİŞKİN GENEL BİR DEĞERLENDİRME

Author :  

Year-Number: 2021-219
Yayımlanma Tarihi: 2021-02-01 16:17:55.0
Language : Türkçe
Konu : Hukuk

Abstract

Cumhurbaşkanına hakaret suçu, Türk Ceza Kanunu’nda hakaret suçundan ayrı olarak özel bir maddede düzenlenmiştir. Yargıtay’a göre, Cumhurbaşkanının Devletin başı sıfatıyla Türkiye Cumhuriyetini ve Türk Milletinin birliğini temsil etmesi, Anayasa’da belirtilen görev ve yetkileri ile temsil ettiği değerler göz önüne alındığında, Cumhurbaşkanına karşı gerçekleştirilen hakaret suçu, sadece Cumhurbaşkanının kendi kişiliğine karşı değil, onun temsil ettiği değer ve fonksiyonları da ihlal etmiş olacaktır. Gerçekten de Cumhurbaşkanına hakaret suçunda korunan hukuki menfaat Cumhurbaşkanının saygınlığının yanında devletin saygınlığının da korunması iken, genel hakaret suçunda korunan hukuki menfaat ise kişilerin şeref ve saygınlığıdır. Bu nedenle kanun koyucu tarafından Cumhurbaşkanına hakaret suçu ile ilgili olarak ayrı bir ceza normu düzenlemesinin yerinde olduğu savunulabilir. Cumhurbaşkanına hakaret suçuna ilişkin olarak özel düzenleme yapılmasının eşitlik ilkesini ihlal ettiği, hukuk devletinde hiçbir makama özel bir suç tipi oluşturulamayacağı, devlet başkanlarına özel himaye sağlayan yasaların varlığının Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’ne ve Anayasaya aykırı olduğu iddiaları Anayasa Mahkemesi tarafından, Yasa koyucunun ceza politikası açısından değerlendirilmiş ve reddedilmiştir. Bu çalışmada, Cumhurbaşkanına hakaret suçu, Yargıtay kararları doğrultusunda incelenmiştir.

Keywords

Abstract

The offence of defamation against President is regulated in a special article in the Turkish Penal Code, separated from the offense of general defamation. According to the Supreme Court, The President in his capacity as head of the State represents the unity of the Republic of Turkey and the Turkish nation. Considering the duties and powers of the President and the values he represents which are specified in the Constitution, an offence of defamation against the President would not only violate the President's own personality, but also the values and functions represented by him. Indeed, while the legal interest protected in offence of defamation against the President is the protection of the reputation of the President as well as the state's reputation, the legal interest protected in the offence of general defamation is the honor and dignity of the individuals. Therefore, it can be argued that it is appropriate for legislature to regulate a separate penalty norm for the offense of defamation against the President. The allegations which point that making a special regulation regarding the offense of defamation against the President violates the principle of equality, that no specific type of crime can be created for any authority in the rule of law, the existence of laws that provide special protection to heads of state is contrary to the European Convention on Human Rights and the Constitution were evaluated and rejected by the Constitutional Court in terms of the criminal policy of the legislature. According to the Constitutional Court, there is legal certainty in offence of defamation against the President, there is no situation contrary to the principle of equality and the amount of punishment foreseen is not against the principle of proportionality. In this study, the offence of defamation against the president was examined in line with the decisions of the Supreme Court.

Keywords


                                                                                                                                                                                                        
  • Article Statistics